All posts tagged: #erdemkirbiyik

Mâzi, Hal, İstikbâl

Erdem Kırbıyık – İstanbul “Olabilecek en kötü şey mâzide kalanın normalleşerek geri dönmesidir” – Madrid’de bir duvar yazısı. İnterneti olan herkesin ulaşabileceği verilere göre dünya üzerinde ki zenginlerin sadece bir günlük gelirleri ile açlığın ve kıtlığın bitirilmesi âşikar iken, yine mal varlığı olarak %1’lik dilime giren insanların (marka da denebilir) yaptığı işleri insanlığı daha ileri götürecekleri iddiası her gece kafasını yastığa koyduğunda, üzerinde yaşadığı dünyanın dertlerini düşünen insanların gücüne gidedursun, ben size 18. yüzyıl Avrupası’nda bir barda iki kafadarın vakit öldürmek için giriştikleri bir köprü probleminden bahsedeyim. Evet matematik ile azıcık haşır neşir olanların hemencecik aklına geliveren ünlü Könisberg Köprü Problemi. İddia şuydu: Könisberg’de bulunan yedi köprünün hiçbirinden bir defadan fazla geçmeden şehrin ana adasından çıkıp geri gelecek bir rota var mıdır? Neyse böylece, gel zaman git zaman çeşitli çözümler veya paradokslar ortaya atılarak fen fakültesi öğrencilerinin baş belası olan topoloji bilimimin de temelleri atılmış oldu. Bilimsel bir makale iddiası ile yola çıkmadığım için işin sadece hikâye kısmında kalarak bir matematik probleminden çıkarılması gereken dersler noktasında da yardımcı olacağımı söyleyemeyeceğim ancak, bana göre devrim niteliğinde …

Tekerrür

Erdem Kırbıyık Emeği yeniden üretmenin çaresi halâ geleneksel yollar olduğu için, emeği üretmenin ne kadar teknoloji destekli ya da kaynaklı olduğu fark etmez. İnsan evladı kendini yok edecek şeylere izin verme eşiğinin, aslında emeği yeniden üretmek adına yapılan girişimlerin istenmeyen sonuçları olduğunu görebilecek kapasiteye de sahiptir. Yani, örgütsel girişimler (devletler, şirketler vs.) kârlarını devam ettirebilmek için başvurdukları teknoloji destekli üretim süreçlerinin başlarına ne işler açabileceklerini ve sonuçlarını gayet iyi bilerek hareket etmektedirler. Öyle mi? Dünyanın dijital ve yenilenebilir enerji kaynakları milyarlerderi Mark ve Elon kankaların da, geyik sebebi olmuş ve işin içinde “başka” bir dünyaya göz kırpan yeni bir kaynaktan söz ediyoruz. Yapay zeka! Durun sakin olun; ortada öyle hemen korkuya kapılmanızı gerektirecek ciddi bir neden yok. Sanıyorum ki dünya burjuvazisinin de bu durumdan korktuğu ya da endişelendiği falan da yok. Tam tersine, bundan çok değil, yirmi sene öncesine kadar bir bilimkurgu fantezisi olan yapay zekanın, şimdi hayalden de öteye giderek yeni bir gelir kapısı oluşturduğu için oldukça sevinçliler bile. Yatırımların vadesi o kadar uzun ki, ileri görüşlü milyarderlerimiz,“insan”lığın daha da gelişmesi adına koloni sevdalılığına …