All posts tagged: Deneme

Ölümlülerin Maskeleri: Nedir Yani bu Cosplay?

Elif Özkaya – İstanbul @the_doublewalker “Gözüm beyaz!” “Biz deli değiliz!” “Profesör oldum!” Elimizde gazetenin hafta sonu eki, şok olmuş halde bu “patlatılmış” ara başlıklara bakıyorduk. Ana akım medyadan dürüstlük, etik bekleyecek kimseler değildik hiçbirimiz. Ama yine de hakim olduğumuz bir konuda, karşı tarafın ricası üstüne, olabildiğince sarih ve içten şekilde söylediğimiz iki paragraf lafın arasından bunların cımbızlanacağını ve bağlamlarından kopunca yaratacakları absürt etkiyi hiçbirimiz beklemiyorduk. Hâlbuki her şey ne güzel başlamıştı. Uluslararası bir kostüm yarışmasının elemelerine katılmaya karar vermiş, bin bir zorlukla karşılaşıp zaman daralınca umutsuzluğa kapılarak yapmaktan vazgeçtiğim, son dakikada annemin desteğiyle bitirdiğim kostümümle kaderime sanki Hollywood’un mutlu son değneği değmişçesine elemeyi geçip yarışmaya katılma hakkı kazanmış, bu başarımla ana akım medyanın ilgisine mazhar olmuştum. Anlattıklarım benimle hobim “cosplay” konusunda röportaj yapmak isteyen muhabiri görünüşte o kadar alakalandırmıştı ki, görüşlerini ve görüntülerini alarak içeriği çeşitlendirmesine ve röportajı bir dosya konusu haline getirmesine yardımcı olacak benim gibi başkaları olup olmadığını sormuştu. Türkiye’nin (o zamanlar şimdikinden de) küçük cosplay camiasının aklı başında ve ağzı laf yapan simaları derhal kendisine yönlendirildi. Arkadaşlarımın, meşhur gazetenin şık binasında iyi …

Bırak İçindeki Öfkeyi

M. Deniz Deniz Sevgili kardeşim… Kulağıma dua okunarak adım konulmuş benim de. Günde beş vakit ezan sesiyle uyutulmuşum. Ezan’ın ve Allah’ın selamı eksik olmamış üzerimden. Kur’an’ın 28 harfini öğrenmişim, Türk alfabesini öğrenmeden. “elif be te se”. Hepsini ezbere sayarım hala ve belki yazarım. Allah’ın dilini sökme imtihanından tam not almış çocukluğum, Türklükte de geri kalmamış. Atatürk’ün göz bebeğinin çizgisine kadar bilmişim. Türk ulusunun üstünlüğünü, hayatta kalmamızı bir Allah’a, bir de Atatürk’e borçlu olduğumuzu, ne mutlu olduğumuzu, bizden başka hiç dostumuzun olmadığını hep bilmişimdir inan. Henüz şafak sökmemişken, donda ayazda ayaklarım titreyerek okumuşumdur bütün marşları ve bütün duaları. Soğuktan değil, vallahi heyecandan. Üstümde bayraklar dalgalanarak. Şanlı ve kanlı… Bütün dünyayı Türkler’den ve Müslümanlardan ibaret sanmışım… Sonra gönül ferman dinlemez ya Müslüman kardeşim. Bir kız çıkmış karşıma adı Maria. ‘İsmi kötü ama Maria’nın gözleri çok güzel’. Bana yabancı olan şeyle ilk defa o zaman karşılaşmışım. Kilise çanlarının eksik olmadığı şehrimde Maria bana nasıl da yabancı diye düşünüp sevmişim. Beni çeken şeyin bu yabancılık olduğunu sonra anlamışım. Maria ile kiliselere gitmişim. Annesiyle tanışmışım. Annesi bana bir defa sormamış …