Author: Sine Ergün

Kafam karışık. Söylemiş miydim?

Bugün göz doktoruna gittim. Ara ara taktığım gözlüğümü sürekli kullanmam gerektiği konusunda ısrar etti. Beyin, gözün düzgün görmediğini tamamlasa da bunun bir yük olduğunu, düzenli gözlük kullanmaya başlarsam hiç fark etmediklerimi de göreceğimi söyledi. Beyne giden verilerin yüzde altmış beşi görmekten geçiyormuş. Gözlük kullanmak istemiyorsam lens de kullanabilirmişim.  Birçok tercih –aracısız, gözle mi görmeli, beyne mi bırakmayı görmeyi–, birçok yöntem –gözlük mü lens mi? Ne ilintisi var burada olmakla, öylece durmakla? Hiç. Şimdi müzik dinliyorum. Bir odada çamaşır kuruyor, mutfak masasında ben. Boğazında düğümlenen hıçkırık olayım, unutma beni, unutama beni. Ben nasıl ki unutmadım, sen de unutma beni. Ne ilintisi var şimdi burada olmakla, öylece durmakla? Hiç. Yurt dışından yeni döndüm. Dağınık. Bavulum hâlâ ortada. Şu an bilimkurgu romanı okuyan kocam bundan şikayetçi. Nasılsa üç güne tekrar gideceğim, açıklamam bu, kendime de ona da. İşin aslı, dağınığım, hep öyleydim. Koca mı eş mi demeli insan birlikte olduğu kişiye, kafam karışık. Kim kiminle eş, niçin olmalı? Beraber olunan kişinin cinsiyeti baştan konulmalı mı koca diyerek: Merhaba, ben heteroseksüelim. Ne ilintisi var bunların burada olmakla, öylece durmakla? …