Ahlaksız (ve) Anne, Makale
Leave a Comment

Kadın Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

Ahlaksız (ve) Anne

kadinerkekesitligi.jpg

2 sene önce. Facebook’a biri bir fotoğraf koymuş, sevgilimle sarmaş dolaşız. Aileden biri görmüş, o ona, şu ötekine, beriki bilmemkimin bacanağına eltisine derken anneannem aradı bir gün. “Hiç utanmıyorsun,” dedi. “Bütün mahalle seni konuşuyor. Rezil olduk. Çocuklu kadın, otobana çıkmış diyorlar.” Otobanın konuyla ilgisini bir anlığına anlayamıyorum. Sonra jeton düşüyor. Bu konularda ortalama bir kadının bağlantı ve çağrışım hızına malum çok zor yetişiyorum. “Ne oluyor yahu?” dememe varmadan karşıdaki ses, “Hastalık kapacaksın,” diyor ve suratıma kapatıyor.

3 sene önce. Çocuğum daha 1.5-2 yaşında. Yürüyor ama öyle çok da yürümüyor. Her ortasınıf ailenin olduğu gibi Ayvalık tarafında bir yazlık var. İçinde anneanne babaanne, hala teyze dahil tüm aile evlerinden fazlaya çıkmış eşyalar. Bahçede kuyu var. Kuyuda su. Soğuk su çok güzel. Özellikle yaz günlerinde, çok güzel. Düzayak evin önünde veranda. Veranda kocaman, ve taş. Kızım o sıcakta leğene su doldurup içine atlamayı çok seviyor. El kadar bebek olduğu için günün her saatinde deniz kıyısına götüremiyorum—bu da yeni çıktı herhalde ki, ben çocukken sabah dokuz akşam beş deniz mesaisi yapardım yazlıkta. Alıyor kızım hortumu kafasına döküyor, gülüyor. Yanda iki katlı bir yazlık daha var, bahçelerimiz bitişik. Akile Teyze ve ailesi yaşıyorlar. Akile Teyze çıkıyor, bana bağırıyor: “Komşu kız, komşu kız toysun bilmeyon, bu kız yumurtalıklarını üşütecek. Sorar sonra sana, niye çocuğum olmadı diye.” Evet toyum ve bilmiyorum. Kadının yürüyen bir yumurtalık ve rahimden ibaret olmadığını öğreneli, çok olmadı. Tavsiye ederim sana da Akile Teyze. Sağol, diyorum, kızı kucaklayıp içeri kaçırıyorum, en azından o böyle büyümesin.

5 saat önce. Yataktan kalktım, iki saat önceye kadar sevgilim olan birinin yanından. Çok yorgun ve stresli bir haftadan sonra, iki kadeh şarap içmişim, ellenmek, dokunulmak istemiyorum, alerjilerim azmış. Çökelek gibi yatmak istiyorum yatakta. O kadar yorgunum ki uykuya zor dalıyorum. Sevgilime sarılıyorum, banyo kokusu, temiz yastık, sevgili kokusu, dışarısı soğuk, ev sıcak, yatak daha da sıcak. Çok güzel uyuyabilirim. Uyuyorum. Sabaha karşı bir takım dürtmelerle ve bastırmalarla uyanıyorum. Sevişmek istiyor. İtmeye çalışıyorum, önce “yaa nolur uyuyorum bırak” falan diyorum, daha sonra hafif sinirlenmeye başlıyorum. Neyse ki karabasan beni rahat bırakıyor, sanırım az bir şey de söyleniyor. Umursamıyorum, çok uykum var. Ne kadar geçti bilmiyorum, ama üzerimde ve içimde bir başka insanla uyanıyorum. Bitiyor, sonra uyuyorum. Sabah kalkıyoruz, normal bir gün. Bir şey söylesin diye bekliyorum, yoo, gayet normal her şey. “Nasıl devam edebildin?” diyorum sonunda. “Uyuduğumun ve istemediğimin farkında değil miydin?” “Farkındaydım, ama kendimi durduramadım, çok istedim.” Evden çıkıp gidiyor. Anahtarcıyı çağırıp kilidi değiştiriyorum.

Orta bir ya da iki. Arkadaşlarla bizim evde doğumgünü partisi yapmışız. Çok bir şey değil, öyle muştalı çocuklar değiliz, Minibüs Caddesi’nde yaşıyoruz hepimiz, uyuşturucu falan değil de daha çok işte Guns’n Roses’ın hangi albümünde kim çalmış, 2 kadeh rakı içsem yürüyebilecek kadar ayık kalabilir miyim, kötü ve havalı arkadaşlarımın sigarasından iki fırt alsam annem anlamasın diye bir kilo karanfil yemem gerekir mi, bir kilo karanfil yemek insanı öldürür mü ortalamasında sürüp giden bir hayatımız var. Evde de işte üç beş enstrüman getirilmiş, gayet ergen ergen müzik yapılacak, 1-2 şişe şarap içilecek, itinayla kudurulacak, bol bol gülünecek, bir de pasta kesilecek. Annem babam falan herkes mevcut. Tamamen güvenli alan yani. 3-5 kız arkadaşım gelmiş, babam çok modern olduğunu belli etmek için 3-5 de erkek arkadaşımı çağırmak istemiş. İşte oynuyoruz falan. En son bir arkadaşım var, onun sırtına çıktım. On saniyelik bir şey olabilir toplamda. Arkadaşım, erkek. Pek bir şey anlamadı annemle o on saniyede ve sonrasında olup bitenden. Ben de uzun uzun o kitlenme, buz kesme, korku, suçluluk halini anlatmayacağım. Tek bir şey söylersem, biliyorum anlarsınız. Gece yatmadan annem şunu demişti: “Babanın bile sırtına çıkmayacaksın, nefsi uyanır. Olabildiğince dokunmayacaksın.”

Birkaç sene önce. Bir erkek arkadaşım var, sarhoş olmuşuz, tecavüzü konuşuyoruz. Bunun kimliklerle ilgili olduğunu anlatmaya çalışıyorum, çok da bilmiyorum o zaman. Bana dönüp şöyle diyor: “Ben de sonuçta defalarca tecavüze uğradım, istemeden bir çok kadınla yattım öyle bakarsan. Herkesin başına gelen tecavüz değil, sonuçta içki içmeye sarhoş olmaya çıkıyosan bazı şeylerin başına geleceğini kabul etmelisin.” Duruyorum. Annemin, babamın söyledikleriyle aynı. Televizyonda söylenenlerle aynı. Hep, hep, hep aynı. Herkes niye bu kadar bana düşman? diye soruyorum kendime. Neden başıma gelen her şey hemen ve hızlılıkla hoşgörü alanına giriyor? Neler oluyor? Karşı çıkıyorum, “sen de mi feminazi oldun” diyor. Feminazi ne bilmiyorum ama feminizm ve nazizim ile bir ilgisi olmalı. Feminazi diye bir akım da mı varmış?

Bir ara Alman bir erkek arkadaşım vardı, adam buralarda gazetecilik falan yapıyormuş. Bir süre İstanbul civarındaydı işte. Aramızda halihazırda var olan cinsiyet sorunlarına bir de onun kendi bile farkında olmadığı ve söylenince sürekli reddettiği milliyetçiliği ve o milliyetçiliğin beraberinde getirdiği kendi cinsiyet sorunları eklendi. Evi iyice temizlediğim zamanlar, “Türkler aşırı titizmiş, bütün gün temizlik yapıyormuşsunuz, malum tabi ortadoğu,” derken, temizlemediğim zamanlar “Senin annen Türklerin temizlik konusuna istisna galiba,” diyordu. Temizlik yapanın ben olmamdan tutun da annenin replikası olarak kadın figürüne ve genelleştirilme çabasındasındaki (aslında hiçbir alakası olmayan temizlk ve ırk gibi iki şey) ırkçılığa kadar, bu son iki cümleyi istediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz.

Bu hikayelerden çok var. Çok. Her an, her ortamda yenileri üretiliyor. Olayın sahnelendiği yere göre biçimleri, başrol oyuncularına göre de yöntemler ve seviyesizlikler değişiyor, ama bu, hep orada. Bu hikayelere, en azından benim başıma gelenlere devam etmek isterdim, istiyorum da, ama bir seferde hepsini yazmak ağır geliyor. En az cinsel organı farklı olan diğer cinsiyet kadar değerli olduğumuzu kanıtlayabilmek için savaşmak durumunda bırakıldığımız bir yerde, anıları üstüste koyup sunmak, okuyana kadar yazana da, belki yazana daha çok, zorlu.

Şimdilerde ise kızımı alıp Bonobolar nerede yaşıyorsa, oraya kaçmak istiyorum.

 

 

 

 

This entry was posted in: Ahlaksız (ve) Anne, Makale

by

We are sensitive. We are people who can internalize and express our encounters and experiences, and we all have different instruments of expression. We are people who generate and build meanings. We are people who have experience in producing culture from our clashes. We are academicians, artisans, craftspeople, artists, writers, illustrators, photographers, journalists, filmmakers, musicians, psychologists, it specialists, stallholders, lawyers, witnesses and sometimes accused, advertisers, students, doctors, hippies, athletes. We are everywhere, especially in Germany: we are in Australia, we are in Argentina, we are in Spain, we are in Italy, we are in Holland, we are in Russia, we are in USA, we are in Canada, we are in Switzerland, we are in Finland, we are in Estonia, we are in France, in Brazil, in Rojava, in Syria, in Lebanon, in Thailand, in Cambodia and in Turkey. Kopuntu is an interdisciplinary solidarity network founded to provide physical and digital production space, together with wider networking based upon mobilization, aimed at supporting and enabling possibilities of encounters and cooperation between journalists, academics, writers, artists, students and any other who claim to be generating ideas and correspondingly has been oppressed, silenced or precluded due to the politics that narrowed production and living space in Turkey. kopuntu.org/manifesto

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s