Deneme, Türkçe
Leave a Comment

Sahtenin Hüviyeti

Diler Ezgi Tarhan – Köln

Kimlik kazandırmaya çalıştığımız boşluklar var derinliklerimizde. Sahibini arayan viranelerde uçuşuyor tinlerimiz. Ömrü kadere biçen terziler, makaslar ellerinde, göbek bağlarını kesiyor yeni doğan dünyaların.  Doğar doğmaz ellerimize tutuşturulmuş birer pusula, yalnızlıklarımız.  Kime doğru yol alsak biraz daha kaçmış oluyoruz kendimizden. Dünyaya aldığımız mesafe atıyor nabzımızda, nefes alıp verirken. Bir yaşama telaşesidir gidiyor damarlarımızda, zamanımızı güle boyayarak. Gerçeklere yenilmemek için rüyalar görüyor uykularımız. Hiçbir hayale evrilmeden karalıyor, beyaza bilenen riyalarımız. Doğruyu sağaltmaktan korkmakla başlıyor hazan ve uzaklar ektikçe ömrümüze, dost yüzlerde kanıyor zaman. Yaşanmışlıklar zamanın ibriklerinden aktıkça yerden göğe buharlaşarak; soluğumuza karışıyor geçmişte kaynayan kazan.

Her yenilgide sılaya uçuyor kanatlarımızda taşıdığımız rüzgarlar ve yaralarımızı kabuklarından öpüyor basiretlerimiz. Sinemizi güneşe açmakla ayıldığımız sularda yıkanıyor içimiz ve bahara çiçekleniyor şiirlerimiz. Kimi aradığını bilmezken kendini buluyor kimsesizliklerimiz. Buhran ile kaybolduğumuz dehlizler sonunda, hüznünü sırtındaki kambura yükleniyor çaresizliklerimiz. Kendini dinliyor sessizce içimizde yürüyen sada ve öpülünce doğuruyor seviştiklerimiz. Büyüdükçe gölgeleri vuruyor çocukların yüzümüze ve ışığımız yaş alıyor titreyen bir gaz lambasının gidip gelen süreksizliğinde. Bir hayalet gibi soluyor günlerimiz kalbimiz hızla atarken ve metamorfoza uğruyor gülüşlerimiz, yüzümüzde kelebekler açtırarak… İşportacı tezgahında pazarlık konusu olan paha, insan satıp insan alıyor eşya suretinde. Mutlak ve doyumsuz tiranlar yansıyor aynalara, ayakları göğe basan ve yorganı üşüten kabuslar çekiyor kurasını hayatların, talihsizlikler sunarak kendi yazgılarına… Sen hiçliği gökkuşağına asmak isterken başka bir yerde taciri oluyor birileri, türkülerin bile…

Gökten düşen elmayı tırtıla ikram ediyor kanatlarımız, yosun tutmuş kayada çimen kokusu duyarak.  Rüzgarlar uçuşuyor vahalarda, polene öykünüyor pamuklar, sevmekle sınanıyor yarınlar, sınandıkça sararıyor umutlar… Yaprak yaprak dökülen an’ları güneşe boyuyor bulutlar. Deryanın göğe değdiği yerde sabaha tutuşuyor zamanlar. Söze hasret yalnızlıklarda, sessizliğe örtünüyor anlamlar. Ruha dar gelirken ev bilinen beden, doğayı kanatıyor yalanlar.  İsmini yitirmiş bir kusursuzlukla kimsesizleşiyor insanlar.

 

This entry was posted in: Deneme, Türkçe

by

We are sensitive. We are people who can internalize and express our encounters and experiences, and we all have different instruments of expression. We are people who generate and build meanings. We are people who have experience in producing culture from our clashes. We are academicians, artisans, craftspeople, artists, writers, illustrators, photographers, journalists, filmmakers, musicians, psychologists, it specialists, stallholders, lawyers, witnesses and sometimes accused, advertisers, students, doctors, hippies, athletes. We are everywhere, especially in Germany: we are in Australia, we are in Argentina, we are in Spain, we are in Italy, we are in Holland, we are in Russia, we are in USA, we are in Canada, we are in Switzerland, we are in Finland, we are in Estonia, we are in France, in Brazil, in Rojava, in Syria, in Lebanon, in Thailand, in Cambodia and in Turkey. Kopuntu is an interdisciplinary solidarity network founded to provide physical and digital production space, together with wider networking based upon mobilization, aimed at supporting and enabling possibilities of encounters and cooperation between journalists, academics, writers, artists, students and any other who claim to be generating ideas and correspondingly has been oppressed, silenced or precluded due to the politics that narrowed production and living space in Turkey. kopuntu.org/manifesto

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s