Edebiyat, Türkçe
Comment 1

KaralıYorum: Kimiz Biz?

Ayten Karabulut

guven.jpg

Kimiz biz, nereye evriliyoruz, neye dönüşüyoruz?

Herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde bir ‘’İMDAT’’ çığlığı duysak kulaklarımızı tıkayan, gördüğü bir suça şahitlik edemeyecek kadar ağzı kapalı, trafikte bir kaza görsek kafamızı çevirip görmezden gelen üç maymunuz diyeceğim ama maymunların kabahati yok!

Güvenimiz yok; hiç kimseye, hiç bir şeye… Korkuyoruz da bir o kadar…

Yolda otostop çeken gençleri arabamıza alamayacak ya da otostop çekemeyecek kadar… Malum çok fazla tecavüz, cinayet ya da hırsızlık haberi duyuyoruz ve maalesef, korkmaya sebebimiz hayli çok!

Komşu evden kadın çığlıkları gelse çıkıp kapıyı çalıp yardım etmeyecek ya da polisi aramayacak kadar… Malum o kadın evine geri gönderilecek ve o adamın öfkesiyle bu kez biz karşı karşıya kalacağız!

Yolda bir kaza olsa durup müdahale edemeyecek ya da ambulansı aramayacak kadar… Biliyoruz ki hastanelerde, karakollarda ömrümüz çürüyecek ve durduğumuza pişman edileceğiz!

Biri diğerini sokak ortasında bıçaklasa, kurşunlasa, yumruklasa, taciz etse durum yine aynı… Şahitlik başa bela, mahkemelerde sürüneceğiz!

Açlıktan ölen bir çocuk bizden yiyecek bir şeyler istese ondan bile korkuyoruz. Ya da kucağında bebeği ile yardım isteyen bir anneden… Daha ne olsun! Dolandırıcı onca dilenci haberi duymuyor muyuz? Haksız mıyız?

Peki kimiz biz? Neydik ve neye dönüşüyoruz? Bu kadar yabancılaşmak, bu kadar yalnızlaşmak, bu kadar görmemek, duymamak, bilmemek, konuşmamak nasıl bir hal alacak zamanla?

Dostluk, komşuluk, kardeşlik, arkadaşlık denen bütün kavramlar tarihe gömülecek ve o karanlık şehirleri anlatan filmlerdeki duygusuz ve acımasız robotlara mı dönüşeceğiz?

‘’Korkmak ve temkinli davranmak’’ konusunda bu kadar haklı bahanemizin olması sizin de canınızı acıtmıyor mu? Peki değişmesi ya da değiştirilmesi gereken nedir? Bunun için bir şeyler yapıyor muyuz?

Pazardaki teyzem kendisine yardım etmek isteyen bir insana güvenemiyor ve yardımını kabul edemiyor. ‘’Ben hallederim çocuğum.’’ diyerek olası tehlikeyi başından savıyor. Yardım edemediğimiz kadar yardım da alamıyoruz…

Bugünlerde ‘’iyi insan’’ olmanın bedeli çok ağır, belki de bu yüzden iyilik yapıp denize atmayı bırakın, iyilik bile kabul edemiyoruz.

Konuya evrensel bakmaktan vazgeçtim artık, aslında dünyadaki toplu kıyımlara, felaketlere, açlığa susuzluğa, yoksulluğa, haksızlığa olan kayıtsızlığımızdan ve böyle haberleri duymaktan bezmişliğimizden bahsedemiyorum bile.

Uzun zamandır bazı şeyler benim için çok ağır, ancak bugünlerde pamuk ipliği gibiyim. Yalnızlaşmamak ve yabancılaşmamak için elimden geleni yapıyorum ve o karanlık şehirdeki robotlardan biri olmayacağım… Verin elinizi dayanışma içinde olalım ve bir parça iyilik serpelim etrafımıza, izin verildiği kadar!

Sevgiyle ve hoşçakalın…

1 Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.