Makale, Türkçe
Leave a Comment

Tüketimi Tüketmek: Çöp Dalgıçları

Kiminin çöpü kiminin hazinesi…

Dumpster diving kavramı aslında en başta günlük kazanç için kağıt, şişe, teneke gibi geri dönüşüme tabi atıkları toplayan kişiler için kullanılmıştır. Fakat kavram politik anlamda evrilerek; tüketim kültürüne, sosyal adaletsizliğe ve doğa talanına karşı sürdürülebilir bir dünya yaratmak isteyen çevrecilerin benimsedikleri bir eylem ve yaşam biçimi halini almıştır.

Peki nedir bu dumpster diving ve nasıl yapılır?

Dumpster, büyük çöp konteynerlerine verilen isimdir aslında. Dumpster diving’i kabaca ‘çöp dalışı’ olarak çevirirsek, dalışı gerçekleştiren kişiye de ‘çöp dalgıcı’ diyebiliriz sanırım.

Çöp dalışı; ürünün rengi, şekli ya da ambalajında meydana gelen deformasyon nedeniyle satılamaması, son kullanma tarihinine yaklaşması veya yeni stoğa yer açmak için elden çıkarılması durumunda, aslında bozulmamış, besin değerini yitirmemiş hala daha yenilebilecek kıvamda olan bu ürünün atıldığı çöpten kurtarılarak, tekrardan değerlendirilmesi işlemidir.

Çöp dalgıçlarının tercih ettikleri saha özellikle büyük marketlerin çöp konteynerleridir. Bizdeki Migros, Tansaş, BİM gibi mesela. Tabi Türkiye’de bu tip marketlerin çöp konteynerlerine kimler dalıyor ya da bu mümkün mü bilmiyorum ama Çerçöp Çorbacılar, Bombalara Karşı Sofralar gibi, yerleşik tüketim anlayışına karşı grupların, yerel pazarlardan kurtardıkları yiyeceklerle hazırladıkları yemekleri, insanlarla paylaşarak bu israf kültüründe bir gedik açtıklarını biliyorum.

Çöpten sofraya anlayışı her ne kadar kulağa garip gelsede, aslında durum kafamızda o ‘ıyy’ diye canlandırdığımız senaryolar kadar kötü değil. Durum zaten kötü ya da iğrenç değil. Durumu iğrenç kılan biraz bizim hayal gücümüz, evet biraz da bizim ülkede hala daha yerleşememiş olan atık ayrıştırma kültürü. Zaten dumpster diving işlemi bu yüzden market çöplerinde yapılıyor. Mahalledeki çöplerden yapmaya kalktığınızda, Ekşi Sözlük’te karşıma çıkan şu durumun yaşanması pek tabi mümkün:
“1 haftadır freegan olarak yaşıyorum. Gördüm ki ülkemize göre olmayan bi kavrammış freeganism. Bi kere çöp içindeki her poşeti açtığınızda içinden çay çöpü çıkıyor. Beynim s… çay çöpünden. Gözlerimi kapattığımda çay çöpü görüyorum. İkincisi insanlar sadece ve sadece ekmeği ayrı poşete koyuyorlar. Ona başka bişeyin bulaşmasına izin vermiyorlar lakin ekmekler yeşillenmeden atılmıyor. Yeşil ekmekleri çay çöpüne bandıra bandıra yiyorum. Yiyordum. Lanet olsun freeganism diyerek tekrar tüketici olmaya karar verdim.”  🙂
Her dumpster diver kendini freegan olarak tanımlamasada, freegan ve dumpster diving kavramları sıklıkla birlikte anılır. Bu arada freegan ‘free’ ve ‘vegan’ kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşmuştur.

Kişisel tecrübelerimi de ekleyerek konuyu bağlayacak olursam:
  • İlk çöpten kurtarılmış yemek tecrübem, Ankara’nın ilk işgal evi Atopya’da, hazırlanmasına kıyısından köşesinden katkıda bulunduğum çerçöp çorba ile olmuştu. Çorba gerçekten de çok lezzetliydi.

atopya 1

atopya

  • İkinci tecrübemi ise Avustralya’da kaldığım hippi evinde, günlük alışveriş için market yerine marketin çöp konteynerlerine gitmeyi tercih eden ev arkadaşlarım sayesinde yaşamıştım.  “Avustralya dumpster diving konusunda bir cennet!” dedirtecek bir tecrübeydi. Etinden, sütüne, yumurtasına, meyvesinden, sebzesine, tatlısından, içeceğine kurtarılmayı bekleyen yiyeceklerle dolu bir cennet…

Aşağıya,  Melbourne’de yaşayan ve benim de bizzat tanıdığım bu grubun onemanonebikeoneworld sitesinden aldığım birkaç fotoğrafını ve konuyla ilgili kısa bir videoyu usulca bırakıyorum…

crunchy_small09

crunchy_small12

crunchy_small11

 

Bu yazı ilk olarak 30 Haziran 2017’de gitsesi.com‘da yayınlanmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s