Edebiyat
Leave a Comment

KaralıYorum: İtiraz Ediyorum!

Ayten Karabulut

Ruh Hastalığı.jpg

İtiraz ediyorum!

Bugünlerde baktım da, aslında edemiyoruz. Kabul ediyoruz, kanıksıyoruz, makulleştiriyoruz, alışıyoruz, unutuyoruz, affediyoruz ya da benimsiyoruz…

‘’HAYIR’’ desek birileri bizi öldürecek, durduracak, alıkoyacak ya da hapsedecekmiş gibi hissediyoruz.

Tecavüze uğruyoruz; susuyor, utanıyor, unutmaya ve affetmeye çalışıyoruz. İtiraz ediyorum!

Küfür yiyoruz; susuyor, utanıyor, unutmaya ve affetmeye çalışıyoruz. İtiraz ediyorum!

Şiddet görüyoruz; susuyor, utanıyor, unutmaya ve affetmeye çalışıyoruz. İtiraz ediyorum!

Kocalar veya sevgililer tarafından tehdit ediliyoruz, hatta öldürülüyoruz; susuyor, utanıyor, unutmaya ve affetmeye çalışıyoruz. İtiraz ediyorum!

Babalar, dedeler, amcalar, dayılar, enişteler, öğretmenler, komşu amcalar tarafından çocuk yaşta taciz ediliyoruz; susuyor, utanıyor, unutmaya ve affetmeye çalışıyoruz. İtiraz ediyorum!

Yöneticilerimiz tarafından sömürülüyor ve eziliyoruz, alanlarımız gasp ediliyor, haklarımız elimizden alınıyor; susuyor, utanıyor, unutmaya ve affetmeye çalışıyoruz. İtiraz ediyorum!

Hayvanlar öldürülüyor, ağaçlar kesiliyor, ormanlar yok ediliyor; susuyor, utanıyor, unutmaya ve affetmeye çalışıyoruz. İtiraz ediyorum!

Tanıdıklarımız ya da tanımadıklarımız haksız yere işlerinden, özgürlüklerinden ya da canlarından ediliyor; susuyor, utanıyor, unutmaya ve affetmeye çalışıyoruz. İtiraz ediyorum!

Sustukça susuyoruz! İçimizdeki volkandan bihaber gömdükçe gömüyor, bastırdıkça bastırıyoruz. Çığlık atmak istiyoruz, HAYIR demek istiyoruz, itiraz ve isyan etmek istiyoruz, edemiyoruz… Edemedikçe içimizde bastırılan o volkan patlamaya daha da yaklaşıyor. Ve o gün geldiğinde içimizi de dışımızı da erite erite patlıyor… İçimizde bir şeylerin ters gittiğini anladığımızda ‘’Ruhumda, içimde bir aksilik var, yardım edin bana bir şeyler oluyor’’ da diyemiyoruz. Bilmiyoruz ki, içimizde bir itiraz var ve dışarı çıkma zamanı! Çıkmazsa bizi eritecek… Ya anti-depresanlarla ‘’İkna olma’’ kervanına katılıyoruz ya da iyice bastırıp bir gün bizi eritmesine yol veriyoruz…

İsyan edelim arkadaşım, itiraz edelim! Sokak ortasında, evimde, okulda, iş yerinde, cafede neden çığlık atamıyorum? Neden böbrek taşımı facebook profil resmi yaparken ruhum hasta diyemiyorum? Migrenim tuttuğunda, apandistim patladığında, dişim ağrıdığında bağıra çağıra hastaneye giderken, neden içimdeki yangını çığlık çığlığa sahiplerine iade edemiyorum? Ruhumun hasta olmasından neden ben utanıyorum da hasta edenlerin keyfi gıcır?

Alayına itiraz ediyorum! Sesim kısılana kadar da çığlık atıyorum!

‘’Deli diyorlar bana, desinler değişemem.’’

Haydi sıra sende, ciğerleri boşaltma ve arınma zamanı!

 

 

 

This entry was posted in: Edebiyat

by

We are sensitive. We are people who can internalize and express our encounters and experiences, and we all have different instruments of expression. We are people who generate and build meanings. We are people who have experience in producing culture from our clashes. We are academicians, artisans, craftspeople, artists, writers, illustrators, photographers, journalists, filmmakers, musicians, psychologists, it specialists, stallholders, lawyers, witnesses and sometimes accused, advertisers, students, doctors, hippies, athletes. We are everywhere, especially in Germany: we are in Australia, we are in Argentina, we are in Spain, we are in Italy, we are in Holland, we are in Russia, we are in USA, we are in Canada, we are in Switzerland, we are in Finland, we are in Estonia, we are in France, in Brazil, in Rojava, in Syria, in Lebanon, in Thailand, in Cambodia and in Turkey. Kopuntu is an interdisciplinary solidarity network founded to provide physical and digital production space, together with wider networking based upon mobilization, aimed at supporting and enabling possibilities of encounters and cooperation between journalists, academics, writers, artists, students and any other who claim to be generating ideas and correspondingly has been oppressed, silenced or precluded due to the politics that narrowed production and living space in Turkey. kopuntu.org/manifesto

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s