Makale
Leave a Comment

Erkeğe şiddete EVET!

Erkeğe ŞiddetSibel Schick

Merhaba erkekler! Yeni bir platform olan KOPUNTU ile yeniden karşınızdayım ve bugün sizinle konuşmak istediğim önemli bir konu var: Eşitlik diye bir şey yok ve eşitsizliğin varlığını sürdürebilmesinin sorumlusu, bundan çıkar sağlayan sizlersiniz. Sizin tepkisizliğinizin alt üst, ve hatta yok ettiği yaşamların yüzbinlerce örneği varken, erkek olmayanların erkek egemenliğine karşı verdiği mücadeleye ket vurarak kıyıma yalnızca seyirci kalmıyor, cinsiyet temelli şiddetin beslenmesine, yaygınlaşmasına, normalleşmesine, meşrulaşmasına ve daha fazla yaşamın yok olmasına sebep oluyorsunuz. Sistematik kadın ve LGBTİQ+ kıyımının en büyük sorumlusu, devamlı olarak mücadeleye darbe vuran sizlersiniz.

Laf atmadan tutun para üstü verirken esnafın elinizi okşamasına kadar varan gündelik tacizi, bedensel veya psikolojik şiddetin gündelik olaylar halini aldığı ikili ilişkileri, veya iş ve eğitim hakkına erişim eşitsizliği anlamında uygulanan devlet politikalarının yarattığı yıkımları bir kenara bıraksak bile, ortada erkeklerin hakkı olmayan, fakat işgal ettikleri bir alan söz konusu. İnsanlık tarihinde bir kez olsun işgalcilerin kendi istekleriyle işgal ettikleri alandan çekildikleri görülmemiştir. İşgal edilen bir alan söz konusu ise, türünüz sebebiyle köleleştirilmişseniz ve yaşamınız her an tehlike altındaysa, işgalciye karşı uygulanacak şiddet meşrudur, o şiddetin adı öz savunmadır. İşte bu yüzden, erkekler, erkeğe şiddete evet! Haddini, yerini bilmeyen erkeğe haddinin bildirilmesine evet!

Sizler devletin, hükümetin, ordunun, sermayenin, eğitimin, ailenin, kısacası hayatın her alanının kontrolünü elinizde tuttuğunuz müddetçe, erkek olmayanlara uygulanan sistematik kurumsal şiddetin sorumlusu da elbette ki sizlersiniz. Eğer feministler ve LGBTİQ+ aktivistler erkek egemenliğini, yani saltanatınızı yıkacaklarını söylüyorlarsa ve sizin buna verdiğiniz ilk tepki “Erkek olarak bana cinsiyet ayrımcılığı yapamazsın!” ise, çözümün değil, sorunun bir parçasısınız. Hayatınız boyunca bir defa olsun maruz bırakılmadığınız bir ayrımcılık türü olan cinsiyetçilik konusunda, bu şiddetle her gün yüzleşen insanların bulunduğu beyanlara karşı çıkmanız, en iyi niyetli tabiriyle bilmediğiniz bir konuda ahkam kesmektir.

Elbette hiç kimseye cinsiyeti, dini veya etnik kimliği sebebiyle ayrımcılık yapılmamalı. Buna elbette erkekler de dahildir. Fakat mevcut şartlar altında sizler ezilen değil, ezen konumundasınız. Ezen konumunda olmaktan vazgeçecek gibi de görünmüyorsunuz, çünkü mücadelemize yalnızca direnç göstermiyor, onunla aynı zamanda canla başla savaşıyorsunuz. Hal böyleyken size uygulanacak devrimci şiddet meşrudur, eşitlik sağlanıncaya ve sizler işgal ettiğiniz alandan çekilinceye dek de meşru kalacaktır.

Elbette tüm hayatlar değerlidir, elbette eğer bir eşitlikten bahsediyorsak bunun tek şartı herkes için geçerli olmasıdır. Fakat eşitliğe erişebilmenin ilk şartı öncelikle ortada bir eşitsizlik olduğunu kabul etmek ve bu eşitsizliğin kaynağını bulmaktır. Feministler ve LGBTİQ+ aktivistler olarak şu anki önceliğimiz erkek olmayanların maruz bırakıldığı hak ihlallerine son vermek. Önceliğimiz hayatta kalmak. Sizin önceliğiniz nedir? Ayrıcalıklarınızı muhafaza edebilmek mi? Öyleyse size bir havadisim var: Bizler her gün erkekler tarafından öldürülürken, tecavüz edilirken, tutsak edilirken, esaretten kurtulabilmek ve hayatta kalabilmek için erkeklere uygulayacağımız şiddet meşrudur.

Tüm hayatlar eşit değere sahiptir, herkes eşit hak ve özgürlüklere sahip olmalıdır, bu konuda mutabıkız, değil mi? Öyleyse “Erkek olmayanlar kazanacak” dediğimizde karşı koyamadığınız düzeltme dürtünüzle “İnsan olmayanlar kaybedecek” diyemezsiniz. Mevcut sistemin kurucusu insan olmayanlar değil, aksine insanların ta kendisi, özelindeyse erkeklerdir. Bu durumda erkeklerin yarattığı, sürdürdüğü ve muhafaza etmeye çalıştığı sistematik sömürünün bedelini neden “insan olmayanlar” ödesin? Hele ki insan olmayanlar, insanların yarattığı sömürü sisteminin bedelini, bu sistemin en korkunç çehrelerinden biri olan endüstriyel hayvancılık ve benzeri pratiklerle her gün canlarıyla öderken. Yine mi ezilenler kaybetsin? Hayır. Ezilenler kazanacak. Erkekler ve erkeklik müessesesi kaybedecek.

Önceliğimizin hayatta kalmak olmasının sebeplerinin son derece anlaşılır olduğuna inanıyorum, çünkü buna mecbur bırakıldığımızı elle tutulur biçimde kanıtlıyoruz. Eğer bir ülkede hükümet uygulamaları kadın cinayetlerini bilinçli olarak artırıyor ve kadına şiddeti gündelik yaşamın bir parçası haline getiriyorsa, hukuk sistemi erkekten yana tavır alıyor ve hükümlerini erkeğin çıkarına hizmet edecek şekilde veriyorsa, her insanın eşit hak ve özgürlüklere sahip olması gerektiğini bilmeyen bir hükümet ve hukuk sisteminden bahsettiğimiz apaçık ortadadır. Bu yüzden, erkekler, susun. Susun ve dinleyin. Dinleyin ve anlayın. Ve yeniden susun. Dirseklerinizi içeri çekin. Ayırdığınız bacaklarınızı toplayın. Derin bir nefes alın. Ve susun. Artık biz konuşacağız.

This entry was posted in: Makale
Tagged with:

by

Welcome to my blog! Here you will find some inputs of politics of Turkey, women in media and animal and women’s rights. The name is Sibel Schick and I was born on a wednesday on the hot southwest coast of Turkey as the only child of an arranged marriage. I left my home city 2009 due to the twofold discrimination I experienced as a kurdish woman. Currently I live in Cologne, Germany with my roommates and three cats. I spend most of my time at the TH Köln where I study Online-Redaktion and writing articles for various media. Besides I am keeping busy with the proactive platform erktolia.org which I co-founded, the turkish version of the international anti-sexist community macholand.org. I make and cherish music in my spare time and enjoy comedies.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s